İslam hukukunun temel yapı taşlarından biri olan fıkıh, mükelleflerin hangi eylemleri gerçekleştirmeleri gerektiğini belirleyen kurallar bütünüdür. Bu hükümler, dinin özünden kaynaklanarak, toplumun bireyleri arasındaki ilişkileri düzenlerken aynı zamanda bireyin ruhsal ve ahlaki gelişimini de destekler. Farz, vacip, sünnet, müstehap, haram, mekruh ve müfsit gibi kavramlar, fıkhın temel unsurları olup, her biri farklı bir öneme ve gerekliliğe sahiptir.
Fıkıhta hükümler, İslam hukukuna göre belirlenen ve mükellefin (sorumlu kişinin) yapması veya yapmaması gereken fiilleri ifade eder. Temel fıkhi hükümler şunlardır:
- Farz: Şâri (kanun koyucu) tarafından kesin delil ile emredilen ve anlamında tereddüt bulunmayan hükümlerdir. Farzın yapılması kesin olarak gereklidir ve terk edilmesi büyük günahtır.
- Vacip: Allah veya Resulü tarafından yapılması kesin olarak istenilen ancak dayanağı farz kadar kesin olmayan hükümlerdir. Vacibin inkârı kişiyi dinden çıkarmaz.
- Sünnet: Peygamberimizin farz ve vacip kapsamı dışında kalan, tavsiye ve örnek olma niteliği taşıyan söz, fiil ve takrirlerinin genel adıdır. Sünneti yerine getiren sevap kazanır.
- Müstehap: Peygamberimizin bazen işleyip bazen terk ettiği ve İslam âlimlerinin dinî bakımdan uygun ve güzel bulup yaptığı şeylere denir. Müstehabın yapılmasında sevap vardır, terkinde ise kınama yoktur.
- Haram: Allah (c.c.) veya Resulü tarafından yapılması kesinlikle yasaklanan hükümlere denir. Haramı inkâr eden kişi dinden çıkar.
- Mekruh: Allah (c.c.) ve Resulü’nün hoş görmediği, zararlı fiillere denir. Mekruh, haram kadar kesin ve bağlayıcı değildir.
- Müfsit: Bir ibadeti bozan veya kısmen geçersiz kılan fiillere denir.